(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 11/A, 23)
Dava: Dava dilekçesinde 130.593.606 lira alacak için takibe vaki itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, abonesi olan davalı aleyhine yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini istemiştir. Davalı duruşmalara gelmemiş, yazılı beyanda bulunmamıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hüküm davalı tarafından temyiz edilmektedir.
4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun, "Amaç" başlıklı 1. maddesinde Yasanın amacı açıklandıktan sonra, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde "Bu Kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı Yasanın değişik 11/ A maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. 4077 sayılı Yasanın 23. maddesi bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
4077 sayılı Kanunun 2. ve 3. maddeleri gereği somut olaya 4077 sayılı Kanunun uygulanması gerekmektedir. Aynı Yasanın 23. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilip hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK' nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy