(4721 S. K. m. 710)
Dava: Dava dilekçesinde 1.250.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, Ortaköy ilçesi Kızılharman köyünde bulunan gayrimenkullerin davalı tarafından ekilip biçilmesi nedeniyle 1.250.000.000 lira ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, bu yeri kesinlikle ekmediğini, annesi ve teyzesi tarafından davacılar aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davası nedeniyle böyle bir dava açıldığını beyanla davanın reddini, savunmuştur.
Mahkemece, tanık beyanlarına göre; taraflar arasında dava konusu yerlerin icar karşılığı kullanımı konusunda bir anlaşmanın varolduğu, anlaşmazlığın icarların ödenip ödenmemesi noktasında olduğu, ortada haksız işgal olmadığı bu nedenle de ecrimisil talep edilemeyeceği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş olup hükmü davacılar temyiz etmektedir.
Davaya konu edilen parsellerin tapuda davacılar adına kayıtlı olduğu tartışmasızdır. Davalı Müslüm'ün annesi ve teyzesi tarafından ( muristen kalan gayrimenkullerin erkek çocuklara verildiği imzanın hataen atıldığına dair ) tapu iptal tescil davası açılmış ise de davanın reddine karar verilmiştir.
Hernekadar mahkemece, davalının davaya konu parsellerde kiracı olarak bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, kira ilişkisi ispatlanmış değildir. Zira davalı bu yerleri hiç ekmediğini savunmaktadır. Kaldı ki tanık anlatımlarına göre icar bedelinde anlaşmamış olmaları kira sözleşmesinin kurulmadığı anlamındadır.Tanık beyanlarına göre davalının bu yerleri kullandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece ecrimisile hükmedilmesi gerekirken tanık beyanlarına yanlış anlam yükletilerek taraflar arasında kira sözleşmesinin kurulduğundan bahisle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy