(2942 s. K. m. 23)
Dava dilekçesinde 20.600.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili, davacıların murisi Aziz Ö.'in de hissedar olduğu 54 parsel sayılı taşınmazda 3479 m2 lik kısma 1985 yılında kamulaştırmaksızın el koyan davalı idareden kamulaştırma bedelinin faizi ile birlikte alındığı 4.1.1999 tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil bedeli olarak toplam 20.600.000.000 liranın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşınmaz davalı idareye terkedildikten sonra davacılar murisi adına tescil edildiğinden, tescil tarihinden öncesi için ecrimisil istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5.564.231.000 lira ecrimisilin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil, hak sahibi zilyedin kötüniyetli zilyetten isteyebileceği tazminattır.
Dosyada mevcut delillere göre, ecrimisile konu taşınmaz Hazine adına kayıtlı iken, Kars Kadastro Mahkemesinin 29.1.1999 tarihinde kesinleşen kararı ile (senetsizden) ½ Mustafa Ö., ½ Aziz Ö. adına olmak üzere tescil edilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; ecrimisilin davacının aldığı çekişmeli taşınmazın mülkiyetinin tespitine dair ilamın kesinleştiği (29.1.1999) tarihten itibaren başlaması gerekir. Zira mülkiyet bu tarihte davacılar eline geçer ve davalının tapuya dayalı iyiniyeti de bu tarihte sona erer. Ancak davacılar tescil kararı kesinleşmeden önce (4.1.1999) kamulaştırma bedelini faizi ile birlikte almaya hak kazanmıştır. Bu bakımdan mahkemece bu kural ve ilkeler gözetilerek davanın reddi gerekirken, mülkiyetin davacılar murisi adına tescil tarihinden önceki süreler için saptanan ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre ise; 25.5.1938 tarihli 29/10 sayılı İBK uyarınca ecrimisil davaları 5 yıllık zamanaşımına tabi olup, beş yıllık sürenin dava tarihinden geriye doğru hesap edilmesi gerekirken, kamulaştırma bedelinin ödendiği tarihten geriye doğru hesaplanması doğru değildir.
Ayrıca, dava konusu arsa için ecrimisilin emsal kira sözleşmeleri ile veriler somutlaştırılarak yeniden belirlenmesi gerekirken kamulaştırma davasında kesinleşen 18.000.000/m2 değerinin %7 si asgari kira bedeli olarak kabul edilmek suretiyle %35 imar payı da düşülmeden hesap edilmesi de usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy