(1086 S. K. m. 281)
Dava dilekçesinde 2.500.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili, davacılara ait taşınmazda davalı kurumca drenaj kanalı yapmak suretiyle el atılan kısım için kamulaştırma bedeline hak kazandıkları 8.1.2002 tarihine kadar 1999-2000-2001 yılları için toplam 2.500.000.000 lira ecrimisilin kademeli faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı D.S.İ. Genel Müdürlüğü vekili, kendi talepleri ile drenaj kanalı açtıran davacılar kötüniyetli kabul edilerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kamulaştırma davasında dinlenen bilirkişi kurulunun dosya üzerinde inceleme ile verdiği rapor esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bu tip davalarda, gerçek ecrimisil miktarını tayin ve tespitle mahkemeler kendiliğinden ödevli bulunmaktadır. Onun içindir ki sorunun büyük bir oranda çözümü mahallinde yapılacak keşif ve alınacak bilirkişi raporuna bağlı bulunmaktadır.
Bilirkişi ise raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HUMK.nun 281.maddesine göre; bilirkişi raporu Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Somut olayda hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın 1 dekarından 4500 kg.pancar ürünü alınabileceği açıklanarak buna göre hesap yapıldığı halde, aynı bilirkişilerin kamulaştırma dosyasına verdikleri raporda dekara 4000 kg.pancar ürünü alınabileceği belirtilmiş olmasına rağmen iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden, ürün maliyet cetvelleri getirtilerek rapor denetlenmeden, pancar üretimine itiraz edildiği halde kalan kısımda pancar üretimi yapılıp yapılmadığı konusu araştırılmadan ve bilirkişiler için yemin zaptı düzenlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre ise; hükmedilen ecrimisil dönemlere ilişkin olup, dava dilekçesinde her dönem için belirtilen ecrimisile dönem sonu itibariyle faiz istenmesine rağmen, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy