(4721 S. K. m. 688, 995)
Dava dilekçesinde 7.200.000.000 lira Ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü (3.600.000.000-TL) cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı davaya konu 14 parsel numaralı taşınmazın 1/4 hissesinin kendisine ve 1/4 hissesinin de davalı kardeşine ait olduğunu, bu yerde 2001 yılı Mart ayına kadar birlikte ortak olarak mobilya ticareti yaptıklarını bu tarihten sonra kendisinin bu yerden ayrılarak başka yerde mobilyacılık işi ile iştigal ettiğini, davalının ise bu dükkanda faaliyetine devam ettiğini beyanla 1.4.2001 tarihinden itibaren hissesine düşen 7.200.000.000 lira ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davalının taşınmazı kendi menfaatine ve ticari amaçla kullanmasına, ticari amaçla kullanımda intifadan men koşulunun gerekli olmamasına göre 1.4.2001 tarihinden itibaren hesaplanan 3.600.000.000 lira ecrimisil bedelinin tahsiline karar verilmiş olup hükmü davalı temyiz etmektedir.
Uyuşmazlık; hangi hallerde intifadan men koşulunun aranacağı noktasında toplanmaktadır.
Paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.
Paydaş olunan yerin kiraya verilerek hukuki semere elde edilmesi halinde intifadan men'i aramaya gerek yoktur.
Ancak; paydaş olunup ta; bizzat kullanılan yerlerden ecrimisil istenebilmesi; ecrimisil istenen süreden önce davaya konu taşınmazdan yada gelirinden yararlanmak istediğinin işgalde bulunan paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır.
Somut olayda kardeş olan ve ortak mobilya ticareti yapan davacı ile davalının 1.4.2001 tarihi itibariyle ortaklıklarını ayırdıkları ve davaya konu dükkanda davalının ticari faaliyetine devam ettiği olgusu çekişmesizdir. Davalının bizzat ticari faaliyette bulunması intifadan men koşulu için istisna teşkil etmez ise de; davacının noter aracılığıyla çektiği ihtarnamenin 10.12.2001 tarihinde davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, ihtarın tebliğ tarihi esas alınmak suretiyle ecrimisile hükmedilmesi gerekirken davalının ticari faaliyette bulunmuş olması nedeniyle intifadan men koşulu aranmayacağı gerekçe gösterilerek 1.4.2001 tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy