(818 S. K. m. 248)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 51.402.000.000 liradan yıllık 30.500.000.000 liraya indirilerek tespiti, karşı davada ise 1.9.2002 tarihinden itibaren yıllık 51.402.000.000 lira olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın ve karşılık davanın kısmen kabulü ile yıllık kira parasının 40.262.000.000 lira olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı (karşı davacı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra. dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı (karşı davalı) yıllık kira parasının 30.500.000.000 TL'ye indirilerek tespitini istemiş, davalı (karşı davacı) ise 1.9.2002 tarihinden başlayan dönem için yıllık kira parasının 51.402.000.000 lira olarak tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, hak ve nesafet ilkesi uygulanarak yıllık 40.262.000.000 lira kira parasına hükmedilmiştir.
Taraflar arasındaki kira ilişkisi 1.9.2000 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kurulmuş, 1.9.2001 tarihinde (1 yıllık) yapılan sözleşme ile yenilenmiştir.
Yenilenen dönemde 4531 sayılı Yasa gereği artış yapıldığına göre, artış koşulunun değiştirildiği kabul edilemeyeceği gibi, sözleşmedeki artış şartı ancak yenilenen ilk dönemde tarafları bağlayacağından, sözleşmedeki bu koşul dikkate alınmadan kira parasının tespitinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre; tarafların her türlü etken dışında ve serbest iradeleri ile yaptıkları kira sözleşmesinde belirledikleri kira parasının aksi iddia edilip kanıtlanmadıkça, o dönemin olağan rayicine uygun olduğu kabul edilmelidir.
Şartlar değişmediği ve özel gelişmelerin varlığı iddia ve ispat edilmedikçe, kira sözleşmesinde olağan rayice uygun olarak kararlaştırılan kira parasına Toptan Eşya Fiyat Endeksi artış oranının (TEFE %65'i aştığı dönemlerde %65 ile sınırlı olarak) üç yıl için (ard arda üç defa) artırımı esas alınarak bulunacak kira parasının o dönemin hak ve nesafet kurallarına uygun ve aşırı olmayan bir kira parası olduğu ilke olarak kabul edilmeli ve ona göre uygulama yapılmalıdır. Bundan sonra ise yeniden hak ve nesafete uygun kira parası tespit edilecektir.
Dava konusu olayda sözleşme bitim tarihinden itibaren 3 yıl geçmediğine göre bu sözü edilen yönteme göre kira parası tespit edilecektir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.1.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy