(213 S. K. m. 11) (818 S. K. m. 61, 66, 410, 414)
Dava dilekçesinde 161.433.000 TL. alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, davalının davacı kurumda çalıştığını, 2000 yılı vergi iadesi bildirimi ve eski harcamalarını gösteren belgelerde geçersiz ve usulsüz belge kullanıldığının vergi kontrolleri sırasında tespit edildiğini, bu olay sebebiyle davacıya vergi ve ceza tahakkuk ettirildiğini, davacının da dava dışı vergi dairesi ile yaptığı uzlaşma sonucu 161.433.000 TL ödemek zorunda kaldığını beyan ederek, bu ödemenin kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, ibraz edilen belgelerde herhangi bir usulsüzlüğün yapılmadığını, davacı kurumun vergi dairesi ile uyuşmasının kendisine bilgi verilmeden yapıldığı için kanuni haklarının kısıtlandığını ifade etmiştir.
Mahkemece; davalının düzenleyerek davacı kurum aracılığı ile verdiği ve vergi denetimi sonunda kesinleşen tespit ile usulsüz olduğu anlaşılan belgeler sebebi ile her şeyden önce haksız olarak vergi iadesinden yararlandığı, kaldı ki V.U.K.'nın 11. maddesi gereğince davacı kurumun yasadan doğan sorumluluğu sebebi ile ödemek zorunda kaldığı meblağı vergiden dolayı asıl mükellefe rücu hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut 2000 yılı özel gider indirimi gelir vergisi inceme raporunda, sahte veya geçersiz belge kullanan 355 kişiye ilişkin belge ve dökümanlar sonucunda davacı kurumun ödemek zorunda kaldığı bedel bildirilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının ibraz ettiği belgelerde usulsüzlüğün bulunup bulunmadığı var ise bundan dolayı davacının sorumluluğunun olup olmadığı ve sorumluluğu var ise miktarı ve rücu hakkı yönlerinde toplanmaktadır denilmiş ve asıl muhatap olan vergi dairesine ibraz edilen belgelerin usulüne uygun olup olmadığının denetiminin bağlı olduğu vergi dairesine ilişkin olduğu gibi, usulsüzlüğünün var olduğunun tespit edilmesi durumunda bu tespit ve kararlara karşı açılacak davaların vergi mahkemesinin görevi dahiline girdiği anlaşıldığından bu yönde bir değerlendirme yapılmamış, kesinleşen tespit karşısında usulsüzlüğün var olduğu kabul edilmiştir.
Davacı, davalının borcunu, ona karşı herhangi bir kişisel edim borcunu yerine getirme niyeti taşımaksızın ve onun (davalının) açık ya da farazi (varsayılı) oluru bulunmaksızın kendi inisiyatifiyle kapatmıştır (BK. mad.410 vd.). Zira bir başkasının borcunu ödemek, caiz olan vekaletsiz işgörme sayılır ve vekaletsiz işgören (davacı) ödediği borcu, BK. mad.61-66 hükümlerine göre borçludan (davalıdan) isteyebilir.
Davalı, alacaklıya (dava dışı vergi idaresine) karşı ileri sürebileceği savunmaları, davacıya karşı da ileri sürebilir. Çünkü işgören (davacı), iş sahibinin (davalının) çıkarlarına uygun şekilde işi görmekle yükümlüdür (BK. mad.410). Gerçekten de hem caiz olan hem de caiz olmayan vekaletsiz işgörmede işgören, iş sahibinin menfaatine ve gerçek ya da tahmin edilen amacına uygun hareket etmek borcu altındadır. Kısaca işgören (davacı), iş sahibine (davalıya), hesap vermekle yükümlüdür (BK. mad.414).
Mahkemece yapılacak iş; uzman bilirkişiler kurulu aracılığı ile davalının tahsil etmiş bulunduğu vergi iadesine ilişkin belgelerin sahte veya vergi yasaları ve bunlara uygun olarak ilgili kurumlarca çıkarılan genelgeler uyarınca geçersiz olup olmadığının soruşturulması, sonuç olarak davalının haksız olarak bir meblağı almış bulunup bulunmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy