(4721 S. K. m. 134, 185, 364)
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, yoksul ve yardıma muhtaç bulunduğu ileri sürülerek davalı babadan yardım nafakası istenilmiş; mahkemece, davacının gayrı resmi evli olduğu, geçimini bu kişinin üstlendiği, babası ile birlikte yaşamayı kabul etmediği, böylece davalının yardım etmekle yükümlü tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
TMK'nun 364. maddesinde kimlerin yardım nafakası ile yükümlü olduğu belirtilmiştir. Buna göre: "Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür... Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklıdır."
TMK'nun evlenmeye ilişkin (134. ve devamı maddelerine) uygun yapılmış evlenme ile eşler arasında evlilik birliği kurulmuş ve böylece eşlerin birbirlerine karşı yükümlülükleri (TMK md. 185 vd.) doğmuş olur.
Somut olayda resmen evli olmayan dava dışı eşe yasal yükümlülük getirilemeyeceği ve yardım nafakası için istemde bulunanın davalı ile birlikte yaşamaya zorlanamayacağı dikkate alınmadan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek TMK'nun 4. maddesinde vurgulanan "hakkaniyet" ilkesi çerçevesinde uygun bir miktar nafakaya karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.4.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy