(818 S. K. m. 51, 146)
Dava : Dava dilekçesinde 589.000.000.- lira alacağın ve 513.000.000.- lira işlenmiş faizin masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/782 - 2000/459 sayılı davası ile üç davalıdan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilen tazminatın tamamını faizi ile birlikte Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2002/1823 sayılı dosyasına 1.767.000.000.- lira olarak ödediğinden davalının 1/3 hissesine düşen 513.000.000.- liranın rücuan davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını ( BK.md.50-51 ), hizmetten yararlanan kişi davacı olmakla, kanundan dolayı sorumlu olarak kendisine rücu edemeyeceğini savunarak davanı reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
BK.nun 146. maddesine göre; müteselsil borçlulardan herbiri alacaklıya yapılan ödemeden eşit bir payı üzerine almak zorundadır. Ancak, bu hüküm, haksız fiillerde ve Karayolları Trafik Kanunu kapsamına giren birden fazla kişinin sorumluluğu hallerinde özel hüküm nedeniyle uygulanmaz.
BK.'nun 51 inci maddesinde, değişik sebeplerle sorumlu bulunan kişilerin sorumluluk sıraları belirtilmiştir. Buna göre, haksız fiil ika eden birinci derecede, sözleşme sebebiyle sorumlu olan ikinci derecede ve kanun hükmü icabı sorumlu olan ise en son olarak sorumlu sayılmıştır. Bu esasa göre; sorumlu kişilerden ödemede bulunan kimse, sorumluluk bakımından kendisinden önceki sırada veya kendisi ile aynı sırada bulunan kişilere, kusurları oranında rücu hakkına sahiptir.
Somut olayda Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada; davacı Mehmet F.'ın kır evine çekilen yeni elektrik tesisine ilişkin giderlerin kendisince karşılanması gerekirken, TEDAŞ Genel Müdürlüğü bütçesinden harcama yapılmış olması nedeniyle, kurum zararı 304.716.759.- lira tazminatın hizmetten yararlanan ve zarara sebep olan Mehmet F. ile görevlerini gereği gibi yapmayarak kurumun zararının oluşmasına katılan kurum çalışanları Fikret ve Murat'tan kanuni sorumlulukları esas alınarak müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
O nedenle, hizmetten yararlanan davacının sorumluluk bakımından kendisinden sonraki sırada gelen ( hizmetten yararlanmayan ve sebepsiz zenginleşen kişi de olmayan ) davalıya rücu edemeyeceği düşünülmeden yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.5.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy