(1086 S. K. m. 8) (6570 S. K. geçici m. 7) (4721 S. K. m. 4) (818 S. K. m. 19, 264)
Dava dilekçesinde kira parasının 1.1.2003 gününden başlayarak aylık, 20.000.000.000 lira olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde 1.1.2003 dönemine ait kira parasının aylık 20.000.000.000 TL olarak tespit edilmesini talep etmiş, mahkemece hak ve nesafet kurallarına göre aylık 20.000.000.000 TL kira parasının tespitine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 1.1.1998 başlangıç tarihli ve 6 yıl süreli kira sözleşmesinin özel koşullarında yıllık enflasyon oranında ticaret odası endeksine göre kiranın artırılacağı kararlaştırılmıştır.
Dava konusu dönem, sözleşmenin 6.yılına ilişkindir.
Davada, 1.1.2003 dönemine ait kira parasının henüz kira süresi sona ermeden yeni ekonomik koşullara uydurularak, sözleşmedeki artış şartının üzerinde tespiti istenilmektedir.
Ancak dava dilekçesinde açıkça artış şartının değiştirilmesi talep edilmediğinden davacıdan bu hususun açıklattırılması gerekmektedir. Eğer artış şartının değiştirilmesini değil de kira parasının tespitini talep ederse o takdirde "sözleşmedeki artış şartına göre" yeni dönem kira parasının tespitine karar verilmelidir.
Aksi halde yani artış şartının değiştirilmesi talep ediliyorsa; dava bu niteliği itibariyle HUMK'nun 8.maddesinde anılan kira sözleşmesine dayanan kira tespit davası sayılmayıp, kira sözleşmesinin kira parasının artırılması ile ilgili hükmün iptali ve sözleşmenin yeni ekonomik koşullara uyarlanması talebini içeren bir tespit davasıdır. Bu nedenle davaya miktar itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parasına hükmedilmesi "hak ve nesafet" ilkesine göre fazla bulunduğundan mahkemece verilen tespit kararı bu yönden de doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy