(1086 S. K. m. 507) (4721 S. K. m. 365)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Davacı (kız çocuğu); üniversitede okuduğundan bahisle davalı babasından, aylık 200.000.000 TL. yardım nafakası talebinde bulunmuştur.
Mahkemece; ... davalının 5.12.2003 günlü dilekçesinde, duruşmalarının Batman-Gerçüş Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesini talep ettiği; bu talebinin, mahkememizce yetki itirazı olarak değerlendirilerek, yardım nafakalarında nafaka yükümlüsünün ikametgah mahkemesi yetkili olup, davalının ikametgahı Hasankeyf-Batman olduğundan mahkememizin yetkisizliğine denilerek, yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Nafaka davaları; basit yargılama usulüne tabi olup (HUMK. mad.507), davalı ilk itirazlarını ilk oturuma kadar ileri sürebilir. Ne var ki, davalının dilekçesi, mahkemeye ilk duruşmadan bir tarih sonra 16.12.2003 gününde ulaşmıştır. Dilekçe içeriğine göre de; davalının yetki itirazında bulunduğu kabul edilemez. Zira, davalı yetkisizlikten söz etmemiş, yalnızca hava şartları ve görevi gereği duruşmaya gelemeyeceğini; ifadesinin veya duruşmasının Batman-Gerçüş'de alınmasını/yapılmasını istemiştir. Mahkemece; usulüne uygun, süresinde yetki itirazında bulunulmadığı gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, TMK. nun 365/son maddesine göre yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir. O halde, davacı isterse kendi yerleşim mahkemesinde, isterse nafaka yükümlüsünün yerleşim yeri mahkemesinde yardım nafakası davası açabilecektir. Nafaka alacaklısı (davacının), annesi ile birlikte Simav'da oturduğunun anlaşılmasına göre; Simav'da açılan davanın görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. Mahkemece, bu hususun nazara alınmaması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy