(634 S. K. m. 15)
Dava: Dava dilekçesinde 15.000.000.000 lira tazminat ile 5.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde taraflar ve vekilleri gelmediler. Evrak üzerinde inceleme yapılarak işin karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde davacının 25 numaralı parselin 1-2-5 nolu bağımsız bölümlerin, davalılar İsmail Hakkı ile Sema'nın 6 nolu bağımsız bölümün maliki oldukları diğer davalı Ali İhsan'ın da adı geçen parselde bulunan binayı inşa eden müteahhit olduğu, davalılara ait bağımsız bölümün davacıya ait bağımsız bölümlere tecavüzlü olarak binanın yapıldığı iddia edilerek, bu haksız eylemden dolayı 15.000.000.000 lira tazminat ile 5.000.000.000 lira ecrimisil talep edilmiştir.
Mahkemece, davacının taşınmazındaki değer kaybı nedeniyle daha önce açmış olduğu davada bu konuyla ilgili olarak karar verilmemesi nedeniyle talebin reddedilmiş sayıldığı, ayrıca tarafların kendilerine ait bağımsız bölümleri mevcut haliyle satın aldıkları gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacının 25 nolu parselde bulunan binanın 1-2 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerde davalılar İsmail Hakkı ile Sema'nın da 6 numaralı bağımsız bölümde kat irtifakına sahip oldukları, diğer davalı Ali İhsan'ın da binayı yapan müteahhit olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı aynı iddia ile açmış olduğu Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/185-1117 sayılı davasında müdahalenin önlenmesi talebinde bulunmuştur. Alınan bilirkişi raporunda tecavüzün varlığı tespit edilmekle birlikte yapının projeye uygun hale getirilmesinin binanın statik yapısı itibariyle mümkün olmadığı açıklanmış, bunun üzerine davacı taraf istemini tazminat talebi olarak ıslah etmiş ise de, 12.8.2002 tarihli dilekçe ile ıslah talebinden vazgeçerek, yapının projeye uygun hale getirilmesini istemiştir. Mahkemece eski hale getirmenin mümkün olmaması nedeniyle dava reddedilmiş, tazminat istemiyle ilgili olarak bir karar verilmemiştir.
Önceki davada ıslah ile tazminat talep edilmiş ise de, sonradan bu istemden vazgeçilmiş ve mahkemece de bu konu da bir karar verilmemiştir. Hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeyen talep zımnen reddedilmiş sayılmaz. Bu nedenle mahkemenin davanın reddi gerekçesi olarak kabul edilen bu neden yerinde değildir.
Davacı ve davalılar İsmail Hakkı ile Sema'nın bağımsız bölümde kat irtifakına sahip oldukları binayı diğer davalı Ali İhsan'ın inşa ettiği, binanın davacıya ait bağımsız bölüme davalılara ait bağımsız bölümün tecavüzlü olarak inşa edildiği, binanın statik yapısı nedeniyle eski hale getirmenin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece tarafların durumu bilerek bağımsız bölüm satın aldıkları kabul edilmiş ise de, normal olanın binanın projesine uygun olarak yapılmasıdır. Davacının bu aykırılığı bilerek ve bu aykırılıktan doğan her türlü dava ve talep hakkından vazgeçerek bağımsız bölüm satın aldığı davalılar tarafından savunulmadığı gibi dosyada buna dair delil de yoktur.
Kat Mülkiyeti Kanununun 15. maddesinde kat maliklerinin Medeni Kanunun maliklere tanıdığı bütün hak ve yetkilere sahip olacağı hükmü getirilmiştir.
O halde mahkemece daha önce davaya konu edilen talep hakkında verilmiş bir kararın bulunmadığı göz ardı edilerek, ayrıca davacının mevcut tecavüz nedeniyle her türlü dava ve talep hakkından vazgeçtiği iddia ve ispat edilmeden davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy