(4721 S. K. m. 6)
Dava dilekçesinde 264.500.000 lira alacağın faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin eczacı olup, Bağ-kur sigortalılarına ilaç vermek konusunda davalı idare ile anlaşma imzalandığını ancak davalı kurumun reçeteleri kabul ettiği halde, reçete istihkakını hiçbir yasal hakkı olmadan res'en keserek ödemediğini beyan ederek, 264.500.000 TL reçete bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı idare savunmasında, kesinti yapılan reçetelerde ilacı alan kişinin imzasının bulunmadığını, bu nedenle de yapılan kesintilerin tamamen yasal ve hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, reçetede ilacı teslim alan kişinin imzasının bulunmaması halinde davacı eczacının istihkaka hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Dosyada mevcut, "Bağ-kur Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacılar Birliği Arasında İmzalanan Sözleşmenin" 14. maddesi gereğince "Eczane ilacı verirken uygun bir yerine ek 3'de örneği gösterilen kaşeyi basarak ilgili kısımları doldurur ve bu kaşedeki bilgileri ihtiva eden bilgisayar çıkıntısını reçeteye ekler. İstenilen bilgilerin eksik olması halinde reçeteler olduğu gibi eksikliklerin tamamlanması için iade edilir" Ancak davaya konu edilen reçetedeki imza eksikliği, eksikliği tamamlanabilecek bilgilerden sayılamaz. İmza, ilacın teslim edildiğini, teslim şartının gerçekleştiğini gösterir.
MK mad.6 gereğince "Herkes iddiasını ispat etmekle mükelleftir" davada ispat yükü davacı tarafa ait olup, davacı ilaçları teslim ettiğini ispat etmekle mükelleftir. O halde mahkemece, davacı tarafa bu konudaki delileri sorularak, bu iddiasını ispat etmesine imkan verilmesinden sonra yapılacak yargılama sonucunda hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 3.6.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy