(4077 S. K. m. 11/A, 23)
Dava: Dava dilekçesinde 365.526.000 TL. borcu bulunmadığının tespiti ile ASKİ'ye abonelik istemin yapılmasının sağlanması istenilmiştir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, üyesi olduğu derneğin su saati önceden sökülüp götürüldüğü halde, kaçak su kullanmaktan dolayı işlem yapılarak kendisine 365.526.000 TL'nin fatura edildiğini, bu para yatırılmadan abonman işlemi yapılmayacağının kendisine bildirildiğini, talebin haksız olduğunu, bu sebeple 365.526.000 TL borçlu bulunmadığının ve Dernek ya da şahsı adına abonelik işleminin yapılmasının sağlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kaçak su kullanımının tutanakla tespit edildiğini, abonelik işlemi yapılmasının idari işlem olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 4077 sayılı kanunun değişik 10/A ve 23. maddeleri gereğince davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olmakla, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hükmü davacı temiz etmektedir.
4077 sayılı kanun kapsamında kalan tüketici işlemleri belirlenirken aynı kanunun birinci maddesinde yazılı olarak düzenlenmesi ön görülen sözleşmenin usul ve esasları belirtilmiş, 11/A maddesinde ise abonelik sözleşmesinden bahsedilmiştir.
O halde, taraflardan biri satıcı diğeri tüketici olsa dahi, taraflar arasında abonelik sözleşmesinin bulunmadığı işlemler Tüketici Kanunu kapsamında kabul edilmeyeceğinden uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekeceğinden Tüketici Mahkemeleri görevli kabul edilmeyecektir.
Dava dilekçesinde borçlu bulunmadığının tespiti ile birlikte abonelik işleminin yapılması istenmektedir.
Asliye hukuk mahkemesinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisna olduğundan, konusu para olmayan veya para ile değerlendirilmeyen davalar ile kanunun açık şekilde sulh hukuk mahkemesini görevlendirmediği bütün davalar asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Mahkemeler arasındaki görev ilişkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan dava sonuçlanıncaya kadar resen nazara alınması gerekir.
O durumda mahkemece, müddeabihin miktar ve değeri belirli olmadığından dava dilekçesinin Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeksizin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, şimdilik sair yönlerin incelenmesine mahal olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy