(4721 S. K. m. 175, 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, boşanmayla yoksulluğa düşen davacı kadın için; aylık 50.000.000 lira yoksulluk nafakası istenilmiş, mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmektedir.
Yoksulluk nafakası, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra hüküm ifade eden, boşanmaya bağlı fer'i bir haktır. Ancak, boşanmadan sonra talep edilemeyeceğine ilişkin yasada bir hüküm bulunmamaktadır.
Ne var ki, davalının iddiasına göre; davacı kadın boşanma gerçekleştikten sonra, başka bir erkekle dini nikahla evlenmiş, bir süre sonra ayrılmıştır. Mahkemece incelenen Aşkale Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/82-154 sayılı nafakanın kaldırılmasına ilişkin dava dosyasında dinlenen tanıklar da bu hususu doğrulamaktadır.
Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için; nafaka talep edilen tarihte nafaka alacaklısının öngörülen şartları taşıması gerekir. Başka bir anlatımla, nafaka alacaklısının boşanmadan sonra yoksulluk nafakası isteme hakkını kaybetmemiş (TMK. nun 176/3. maddesi) olması gerekir.
Mahkemece, davacı kadının yoksulluk nafakasını isteme şartlarını taşıyıp taşımadığı araştırılıp tartışılmadan hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy