(818 S. K. m. 61)
Dava: Dava dilekçesinde sebepsiz zenginleşmenin tespiti ile 198.000.000 liranın tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, davalının ortak gider borcunu ödemediğini ileri sürerek tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif üyeliğinden 15.11.1998 tarihinde ayrıldığını ve kooperatif hizmetlerinden yararlanmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının müstakil tapulu taşınmazı için temizlik ve çimlendirme işini kendisinin yaptığı ve dava tarihinde kooperatif üyesi olmadığı gerekçeleri ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık;davacı kooperatif hizmetlerinden faydalanmakla birlikte bu hizmetler için herhangi bir bedel ödemeyen davalının uhdesinde meydana gelen sebepsiz zenginleşmenin tespiti ile tahsili istemine ilişkindir.
Davacı kooperatif yöneticisi, davalının yapılan hizmetlerden faydalandığını iddia ettiğine ve davalının payına düşen faydalı ve zorunlu masrafları talep ettiğine göre uyuşmazlık sebepsiz zenginleşme veya vekaletsiz iş görme hükümleri dairesinde çözümlenecek mahiyettedir.
Yapılan keşifte dinlenen davacı tanıkları ;davacı işletme kooperatifinin davalının da dubleks evinin bulunduğu sitenin, belediyeye terk edilen yeşil alanlarının bakımını, temizliğini, sivrisinek ilaçlamasını ve aydınlatılması işlerini yaptığını beyan etmektedirler. Bu işlerin maddi bir karşılığının olacağı ise kuşkusuzdur.
Yine, davacı kooperatif bu işlerin yürütülmesi amacıyla işletme kooperatifine dönüştürülmüştür. İşletme kooperatifi oluşturulmuş ve kooperatif devam ettiğine göre, kooperatif ortağı olsun veya olmasın yahut istifa etmiş ortak konumunda bulunsun, kooperatif hizmetlerinden yararlanan kişilerin bu hizmetlerin karşılığı olan aidatları ödemek zorunluluğu vardır.
O halde mahkemece, işin esasına girilerek hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sadece davalı tanıkları beyanlarına itibar edilerek davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.6.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy