(6570 S. K. m. 11) (818 S. K. m. 266)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 1.12.2002 gününden başlayarak ayrı ayrı aylık 400.000.000 lira olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, 1.10.2002 tarihinden itibaren kiralanan 2 ayrı dükkan için aylık kira bedellerinin ayrı ayrı 400.000.000 lira olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, 18/C nolu dükkan için davalının kiracılık sıfatı sona erdiği gerekçesi ile davanın reddine, 18/B nolu dükkan için ise aylık kiranın 200.000.000 lira olarak tespitine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 1.1.1994 başlangıç tarihli olup, mahkemece, 1.10.1996 tarihinden itibaren hak ve nesafet kurallarına göre, 1.10.1997 tarihinden itibaren ise endeks tatbik edilmek suretiyle aylık kira bedelleri tespit edilmiştir.
Davada tespiti istenilen dönem, hak ve nesafet dönemi olup, mahkemece yapılacak iş öncelikle dava konusu yerin yeniden kiralanması halinde getireceği kira parasını bilirkişilere tespit ettirmektir.
Bu şekilde taşınmazın ( 18/B nolu dükkanın ) serbest koşullarda getirebileceği kira parası usulünce saptandıktan sonra bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafet kurallarına göre hakimce bir kira parası takdir edilmelidir.
Diğer yandan, mahallinde yapılan keşif sırasında dava konusu 18/C nolu dükkanın kepenklerinin kapalı olduğu ve davalıda bulunan anahtar ile açılıp bakıldığında dükkanın boş olduğu tespit edilmiştir. O halde dosyadaki bilgilere göre taşınmazın anahtarı halen davalıda olup, usulünce davacıya ( kiralayana ) bir anahtar teslimi yapılmadığı anlaşıldığından, mahkemece öncelikle taraflar arasındaki kira sözleşmesinin sona erip ermediğinin kesin bir şekilde saptanmasından sonra, kira sözleşmesinin devam ettiğinin tespiti durumunda da, yukarıdaki ilke ve esaslara göre kira tespiti yapılması gerekirken, eksik inceleme ile anılan şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy