(1086 S. K. m. 8) (4721 S. K. m. 981)
Dava dilekçesinde elatmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Davacı (S.Madencilik Ltd. Şti.), Maden Yasası gereğince ruhsat aldığını ve maden arama faaliyeti yapacağı sırada bu saha içerisinde davalının tesis kurduğunu, tasarruf haklarının kısıtlandığından sözederek kullanım yetkisinde bulunan maden sahasına yönelik elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince; davacı talebinin zilyetliğin korunmasına yönelik olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesince; davaya konu baz istasyonunun maden işletme sahasının içerisinde ancak işletme alanının dışında olduğu ve davalının bu yeri davacının ruhsat gününden daha önce kiraladığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup hükmü davacı taraf temyiz etmektedir.
Taşınır ve taşınmaz mallarda yalnız zilyetliğin korunması ile ilgili davalar (dava konusu malın değerine bakılmaksızın) Sulh Mahkemelerinde görülür (m.8, II/3).
Somut olayda davacı ruhsat alanı içerisinde baz istasyonu ve tesis kurulduğunu oysa bu alanın işletme ruhsatı sebebiyle kullanımının kendilerine ilişkin olduğunu iddia etmektedir. Dava MK. 981 ve müteakip maddelerinde belirtilen mücerret zilyetliğin korunması niteliğinde bir dava değildir. Davacı, ruhsat almak suretiyle işletme hakkını elde ettiğini öne sürmek suretiyle hakka dayanan ve doktrinde (zilyetliğe haklılık davası, zilyetliğe istihkak davası, zilyetliğin iadesi davası) biçiminde tanımlanan davayı açmıştır. Mahkemenin görevi HUMK. 8/1 maddesi gereğince dava edilen şeyin değerine göre tespit edilir. HUMK. nun 8/11, 3. maddesinin uygulama yer ve olanağı yoktur.
Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında inceleme yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy