(2709 S. K. m. 36) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Davada, öğrenci olması sebebiyle davalı babanın yardımına muhtaç olduğu ileri sürülerek yardım nafakası istenilmiş, Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK. nun 73. maddesine göre Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı dinlemeden, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için yasaya uygun şekilde davet etmeden hükmünü veremez.
Aynı zamanda savunma hakkı kutsal olup, Anayasa ile güvence altına alınmıştır (AY. mad.36).
Somut olayda, davalıya dava dilekçesi ile duruşma tarih ve saati tebliğ edilmemiş, böylece savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmiştir.
Ayrıca, davacının ekonomik ve sosyal durumu araştırılmamış, bu sebeple yardım edilmediği takdirde zarurete düşüp düşmeyeceği irdelenmeden sırf öğrenci olması gerekçesiyle yanılgılı değerlendirme sonucu talebin kabulüne karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy