(4721 S. K. m. 331)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde, davalı ile 4.2.2001 tarihinde boşandıklarını, boşanma kararıyla müşterek çocukların velayetinin davalı anneye verildiğini ve davalı için 100.000.000 lira yoksulluk, çocukların her biri için de 50.000.000 lira iştirak nafakasına hükmedildiğini; ancak, çocuklardan Onur'un davalı tarafından dövülmesi nedeniyle kendi yanında kaldığını, ayrıca ekonomik durumunun da eskiye nazaran kötüleştiğini iddia ederek; Onur'un velayetinin kendisine verilmesini, yoksulluk ve iştirak nafakasının da tenkis edilerek 75.000.000 liraya indirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesinde ve karşılık davasında; müşterek çocuk Onur'un velayetinin davacıya verilmesini kabul ettiğini ancak davacının gelirinde azalma değil artma olduğunu belirterek kendisi için hükmedilen yoksulluk nafakasının aylık 250.000.000 liraya, kızı Gamze için hükmedilen iştirak nafakasının da ayılık 150.000.000 liraya yükseltilmesine, hükmedilecek nafakanın sonraki yıllarda Devlet İstatistik Enstitüsünün açıkladığı yıllık enflasyon oranında artırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, boşanma ilamı ile velayeti davalı anneye verilen müşterek çocuk Onur'un velayetinin davacı babaya verilmesine, anne ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına ve Onur için verilen aylık 50.000.000 lira iştirak nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından karşılık dava yönünden temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı, cevap dilekçesi ile kendisi için yoksulluk ve küçük Gamze için de iştirak nafakası olarak ödenen nafakaların artırılmasını istemiş olduğuna göre; mahkemece, bu hususta gerekli araştırma ve inceleme yapılarak, taleple ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, karşılık davayla ilgili hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy