(4721 S. K. m. 683)
Dava: Dava dilekçesinde 1.250.000.000 lira ecrimisilin, yasal faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet nedeni ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacılara ait taşınmaza davalının ayçiçeği mahsulü ekmek suretiyle müdahale ettiğini beyan ederek 1.125.000.000 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, dava konusu taşınmazların davacıların kız kardeşi ve kendisinin de geliri olan dava dışı G. Arpacı'ya ait olduğunu, tarlaları kendisinin ekmediğini, G. tarafından 3. şahıslara kiraya verildiğini beyan ederek, davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.
MK.m.6 gereğince "Kanunda aksine bir hüküm olmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" Davacı taraf, taşınmazların kendi adlarına kayıtlı olduğunu ve davalının bu yerlere haksız olarak müdahalede bulunduğunu iddia etmektedir.
Yargılama sırasında dinlenilen bir kısım davalı tanıkları, dava konusu taşınmazı davacıların miras hissesi olarak kız kardeşleri olan dava dışı G. Arpacı'ya verdiklerini, davalının ise tarlayı bu şahsın nam ve hesabına ektiğini, mahsulü G. Arpacı'nın aldığını ifade etmişlerdir.
Ancak dosyaya celbedilen tapu kayıtlarına göre taşınmaz, davacıların tapulu taşınmazı olup, bu sebepten dolayı yukarıda açıklanan tanık beyanları hukuki sonuç doğurmayacağından itibar edilemez.
O halde mahkemece işin esasına girilerek yapılacak yargılama sonucunda hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın husumetten reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy