(1086 S. K. m. 295)
Dava dilekçesinde 10.625.000.000 liranın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı Vek.Av. F. U. geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacı Vek.Av. H.A. gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
YARGITAY İLAMI
Davada, davalı ile aralarında kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunan dava dışı müteahhitten satın alınan 75 no'lu bağımsız bölümün davacı adına tescili için açılan davanın reddedildiği, müteahhidin bağımsız bölümün %85'lik kısmını tamamladığı, bu nedenle davalının bağımsız bölümün değerinin %85'i kadar zenginleştiği iddia edilerek, adı geçen bağımsız bölümün değerinin bu oranda davalıdan tahsili talep edilmiş, mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiştir.
Davacı, davalı tarafın kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı dava dışı müteahhitten haricen bağımsız bölüm satın alan kişidir. Davacı müteahhitten haricen satın almış olduğu 75 numaralı bağımsız bölümün adına tescili için şimdiki davadan önce Salihli 1.Asliye Hukuk mahkemesinin 1999/256-2001/158- sayılı davasını açmıştır. O davada eldeki davanın davalısı Işınsu da davalı durumundadır. Mahkemece müteahhidin arsa sahibine karşı üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle ondan haricen bağımsız bölüm satın alan davacının müteahhidin halefi olarak talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Temyize konu edilen bu davada da davacı, müteahhit ile yapmış oldukları sözleşme gereğince arsa sahibinden inşaatın tamamlanan kısmı için talepte bulunmuştur. Daha önce açılıp kesinleşen karar ile davacının bu sözleşmeye dayanarak müteahhidin halefi olarak arsa sahibinden talepte bulunamayacağı tespit edilmiştir. Kesin hüküm kesin delil teşkil eder.
O halde; davacının dava dışı müteahhit ile yapmış olduğu sözleşmeye dayanarak davalıya karşı talepte bulunamayacağı kesin delil olan kesin hükümle tespit edilmiş olmasına rağmen mahkemece davanın kabul edilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için Yargıtay'daki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 375.000.000 lira vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy