(743 S. K. m. 641, 648, 649, 650)
Dava: Dava dilekçesinde tapu iptal ve tescil bu olmaz ise bina bedeli 3.200.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı 5.7.2001 tarihli dilekçesinde; kendisine ait binaların bulunduğu parselin imar uygulaması sonucunda 7309 Ada ve 7 Parsel numarasını alarak davalıya ihale ile satıldığını ve davalının da ihtarname çekerek tahliyesini istediğini ileri sürerek öncelikle Dalyan mah. 7309 Ada, 7 Parsel nolu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının M.K.650. maddesi hükmü uyarınca iptali ile adına tescilini, şayet bu talep yerinde görülmez ise M.K.649. maddesi gereğince bina bedeli olan (3.200.000.000 liranın) yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, taşınmazı iyi niyetli olarak tapu maliki Hüseyin Yavaş' tan satın aldığını davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tapu iptal ve tescil davasının reddine, alacak davasının ise kısmen kabulü ile M.K. nun 649. maddesi gereğince 1.800.000.000 lira muhtesat bedelinin yasal faizi ile tahsili cihetine gidilmiş, hüküm süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu yeri, tapu kaydına dayanarak satın alan davalı, mütemmim cüzlerle birlikte bu yere malik olmuştur. Davacı Medeni Kanunun 648 ve 649. maddelerine dayanarak ancak eski malike, yani mütemmim cüzlerin meydana geldiği tarihteki malike karşı kal ve tazminat iddiasında bulunabilirse de yeni malike böyle bir istek ileri süremez. Çünkü bu haklar, hukuki nitelikçe (herkese karşı ileri sürülebilir) aynî haklardan olmayıp (yalnız belli bir kimseye karşı ileri sürülebilen) şahsi haklardan, daha açıkçası, alacak haklarından ibarettir.
Bundan ayrı olarak da; mütemmim cüzlerin inşa edildiği tarihte özel mülkiyete konu olan taşınmazlar için M.K. nun 649, 650 ve devamı maddelerinin uygulanması söz konusudur. Medeni Kanunun 641. maddesi kapsamına giren arazi üzerinde tatbik edilemez.
O halde mahkemece, yukarıdaki ilkelerin ışığı altında araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu davanın kısmen kabulü cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy