(4721 S. K. m. 176, 331)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile boşanma kararı ile hükmedilen aylık 200.000-TL. yoksulluk nafakasının 800.000.000-TL'ye, aylık 100.000-TL. iştirak nafakasının da 500.000.000-TL'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davalının ekonomik gücü ve nafakanın takdir edildiği 1992 yılından bu yana meydana gelen fiyat artışları dikkate alınarak davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmektedir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, mahkemece; davalının ekonomik durumu tam ve sağlıklı biçimde araştırılmadan hüküm kurulmuştur.
TMK. nun 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması ya da azaltılmasına karar verilebilir. Aynı Yasanın 331. maddesinde ise; Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır hükümleri getirilmiştir.
Hakim, nafaka takdirinde; tarafların ekonomik durumlarındaki değişikliği araştırıp, gelirleri arasında bir oranlama yaparak, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında sağlanan dengeyi koruyacak bir karar vermelidir.
Yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında; davalının babasına ait işyerinde çalıştığı aylık 600 milyon lira gelirinin olduğu belirtilmiştir. Oysa gelen yazılardan şirket ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Davalının aylık geliri tam ve sağlıklı olarak saptanmamış, hükmedilen nafakayı ödeyecek ekonomik gücünün olup olmadığı denetime imkan verecek nitelikte araştırılmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak tam ve sağlıklı olarak araştırıp saptadıktan sonra, davacı tarafın geçimi için gerekli, davalının geliri ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun nafakaya hükmetmek olmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy