(4721 S. K. m. 716)
Dava: Dava dilekçesinde 3.240.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 603.888.880 liranın tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davacılar ile davalının müşterek malik oldukları tarlanın davalı tarafından haksız olarak kullanılması nedeniyle 4.2.1998-1.10.2001 tarihleri için 3.240.000.000 TL ecrimisil bedelinin 4.2.1998 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili talep edilmiştir.
Mahkemece; davacıların davalıya çektikleri ihtarnamenin tebliğ tarihi 22.6.2001 tarihinden itibaren intifadan men koşulunun oluşacağından bahisle bu tarihten itibaren 1.10.2001 tarihine kadar hesaplanan 603.888.880 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü davacılar vekili temyiz etmektedir.
Bir taşınmazın paydaşları arasında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi için, istemde bulunan paydaşın taşınmazdan yararlanma isteğinin karşı tarafa (davalıya) iletilmiş olmasına rağmen, davalının taşınmazdaki payını aşan oranda taşınmaz üzerinde tasarrufa devam etmesi yeterli olup, fiilen men edilme eyleminin varlığının ispatı gerekmez. Bu bakımdan davacının açtığı muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davasına ilişkin dava dilekçesinin tebliğ tarihi intifadan men koşulunun oluşması için yeterlidir. Çünkü bu tarihten itibaren davalı hakkında iyiniyetli zilyet olduğundan bahsedilemez.
Dosya kapsamından dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak davacıların davalı aleyhine 30.04.1998 tarihinde muvazaaya dayalı Tapu iptal-Tescil davası açtıkları ve dava dilekçesinin davalıya 25.05.1998 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; Tapu iptal ve tescil davasının dava dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren bilirkişi marifetiyle hesaplanacak ecrimisil bedeline hükmedilmesi gerekirken yanlış gerekçe ile (04.02.1998 tarihinden itibaren ecrimisil talebini içeren) ihtarnamenin tebliğ tarihinden (22.06.2001) itibaren ecrimisile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; dava dilekçesinde işgalin başladığı tarihten itibaren yasal faizin tahsili talep edilmesine rağmen, mahkemece her dönem sonu tahakkuk tarihinden itibaren kademeli olarak yasal faize karar verilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy