(1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde 222 parsel altından su borçları (mecra) geçirilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı 262 parselde bulunan evinin içme ve kullanma suyu ihtiyacını fundalıktan çıkan sudan sağladığını ve bu suyun evine getirilmesi için davalının mülkiyetinde bulunan 222 parsel üzerinde mecra hakkı verilmesi ve tapuya tescil edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise davaya cevabında; tarlanın sınırından çıkan bu suyu yıllardır kendisinin kullandığını davacının mecra tahsisi talebinden çok suyun tamamına el koyma niyetiyle hareket ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmü davalı taraf temyiz etmektedir.
Hükme dayanak yapılan fen bilirkişi raporunda açıklandığı gibi dava konusu su kaynağının fundalık yerden çıktığı anlaşılmakta olup suyun çıkış yeri ve kullanım şekli bakımından genel sulardan olduğu anlaşılmaktadır.
Genel sulardan ise herkes, kadim ya da öncelikli kullanım haklarını engellememek koşuluyla faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Davalının sözkonusu suda (iddia ettiği gibi), davacıya nazaran öncelikli yararlanma hakkı olup olmadığı ve davacının yararlandığı başka suyun bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Bu duruma göre; sağlıklı bir çözüm için, suların en az olduğu bir dönemde uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak öncelikle, anılan suyun debisinin ölçülmesi ve tarafların suya ihtiyaç oranları ve öncelikli kullanım haklarının olup olmadığı saptanmalıdır. Bundan sonra eğer oradan ihtiyaçtan fazla su varsa davacının ayrıca saptanacak sözkonusu faydalı ihtiyacı oranında yararlanmasının sağlanması yolunda bir düzenleme yapılması gerekir.
Tarafların öncelik hakları, suyun debisi ve tarafların suya olan ihtiyaç durumları araştırılmaksızın eksik inceleme ile sonuca gidilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy