(1086 S. K. m. 275, 428)
Dava: Dava dilekçesinde 4.843.750 lira faydalı masraf alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, davacının hissedar olduğu taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karşı verildiğini ve ihale ile satıldığını, davacının birkaç yıl önce yaptırdığı dalgıç pompa ile satılan taşınmaz nedeniyle diğer hissedarlar olan davalıların sebepsiz zenginleştiklerini bildirerek, tespit raporu ile belirlenen (davalılar hisselerine isabet eden) 4.843.750.000 liranın davalılardan tahsili istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazda, hissedarlardan Mehmet Balcı'nın açtığı izale-i şuyu davası sonucunda ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiği, taşınmazın satış memurluğu tarafından dalgıç pompa ile birlikte belirlenen bedel üzerinden satışa çıkarıldığı ve üçüncü şahsa 4.2.2002 tarihinde, 50.000.000.000 TL bedelle ihale edildiği, ihalenin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Ancak mahkemece alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Pompa ve eklentilerinin 2002 yılı fiyatlarıyla değeri belirlenmiş, muhtesatlar nedeniyle davalıların zenginleştiği miktar belirlenmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davacıya ait olduğu saptanan muhtesatlarla ilgili herhangi bir maliyet hesabı yapılmaksızın ortaklığın giderilmesi davası sonuçlandığından, satış dosyasındaki satış tarihi itibariyle taşınmazın muhtesatlarla birlikte satılması halindeki gerçek sürüm değeri ile bu muhtesatlar olmaksızın yalın haliyle satılması halindeki gerçek sürüm değeri, ayrı ayrı konusunda uzman bilirkişi veya kurulundan alınacak gerekçeli, dayanaklarını gösterir taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bir raporla belirlemeli, bu yolla bulunacak iki değer arasındaki fark oluştuğunda bunları birbirine oranlanmalı, bulunacak oran, ortaklığın giderilmesine ilişkin satış dosyasındaki satış bedeline uygulanarak muhtesatlar nedeniyle davalıların zenginleştikleri miktar tesbit edilip sonucuna uygun bir karar verilmesi, muhtesatlı değer ile muhtesatsız değer arasında bir fark bulunmaması halinde ise davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bu hususlar dikkate alınmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy