(4721 S. K. m. 705)
Dava: Dava dilekçesinde toplam 4.400.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile davacı müvekkiline ait dükkanın deposunun davalı tarafından kullanımı nedeni ile açılan ecrimisil davasının kabul edildiğini; 14.1.1999 tarihine kadar ecrimisile hükmedildiğini, davalının kullandığı dükkanın maliklerinin dava konusu deponun kendilerine ait olduğuna dair açtıkları tapu iptali ve tescil davasının da ret edildiğini, bu süre içerisinde davalının depoyu kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek; 15.1.1999 tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için toplam 4.400.000.000 lira ecrimisile hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dava konusu yerin daha önce davalı kullanımında olduğu, bu nedenle ecrimisile hükmedildiği ancak, o tarihten sonra dava konusu yere geçişi sağlayan kısmın betonla kapatıldığı, davalının bu nedenle bu yerde kullanımı olmadığı anlaşılmıştır gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda; zemin kat 3 nolu kebapçı dükkanının altına gelen depo vasıflı dava konusu taşınmazın daha önceden kapatıldığı ve davalının kullanımında olmadığı belirtilmiş, mahkemece de; bu bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş ise de; gerek önceki açılan ecrimisil davasında yapılan 22.12.1999 tarihli keşifte, gerekse tapu iptali ve tescil davasının yargılaması sırasında yapılan 25.2.2000 tarihli keşifte dava konusu deponun halen davalı tarafından kullanıldığı belirtilmiştir. Davalı tarafın, kullanımın bırakıldığına ilişkin ibraz ettikleri tutanağın tarihi bile 26.10.1999 tarihidir. O halde, mahkemece davalının kullanımının sona erdiği tarih tam olarak saptanarak, geçen süre için ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde ret kararı verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy