(4721 S. K. m. 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; genç kızlık çağına giren ve üniversiteye hazırlık için dershaneye giden küçük Jale'nin masraflarının arttığını, davalının ödemekte olduğu aylık 60.000.000-TL. iştirak nafakasının ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu iddia ederek, aylık nafakanın 160.000.000-TL'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, en son Silifke Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/890 Es. ve 2003/185 K.sayılı ilamı ile aylık nafakanın 100.000.000-TL'ye yükseltildiği, davalının ekonomik durumu dikkate alındığında, yeniden artırıma gerek görülmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
İştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumuna göre takdir edilir. Ayrıca nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şekli de dikkate alınır.
Hakim, nafaka takdirinde; tarafların ekonomik durumlarındaki değişikliği araştırıp, gelirleri arasındaki bir oranlama yaparak, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında sağlanan dengeyi koruyacak bir karar vermelidir.
Somut olayda, davalının 16.10.2002 tarihinden beri 100.000.000-TL. iştirak nafakası ödediği, aradan tam bir yıl geçtikten sonra nafaka artışının talep edildiği, o tarihte de geçici işçi olarak çalışan davalının 2002 yılı net maaşının 576.750.000-TL. olduğu, bu davanın açıldığı tarihte ise aylık 718.400.000-TL. net maaş aldığı dosya kapsamına göre sabittir.
Davalının gelirinde, bir önceki nafaka davasına göre bir artışın olduğu, davacının ise; aldığı nafakanın aradan geçen bir yıllık sürede en azından değerinin düştüğü bir gerçek olup, nafakanın hakkaniyet ölçüsünde bir miktar artırılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy