(4721 S. K. m. 683)
Dava: Dava dilekçelerinde suya vaki müdahalenin meni istenilmiştir. Mahkemece esas davanın kabulü, karşılık davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı (K.davacı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Esas davada, davalı tarafından depoya alınan sudan davacının yararlanmasına engel olunduğu ileri sürülerek vaki elatmanın önlenmesi suretiyle sudan yararlandırılması yönünde karar verilmesi istenilmiş, karşılık davada da muarazanın meni talep edilmiş olup; mahkemece, karşılık davanın reddi, esas davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davaya konu suyun 2lt/sn debiye sahip olduğu, davalının tapulu taşınmazı içinde yer aldığı, öteden beri taraflarla birlikte komşu taşınmazlarında bu sudan yararlandığı, böylece kaynak suyunun genel sulardan olduğu herkesin kadim ve öncelik hakları gözetilerek, ihtiyacı oranında bu sudan yararlanabileceği mahkemece doğru olarak tespit edilmiştir.
Ancak, dava konusu suyun toplandığı önceki depo, bu sudan yararlanan davalı ve komşu taşınmaz malikleri tarafından iptal edilip büyük bir emek ve masraf katkısı ile yeni depo inşa edilmiştir. Uyuşmazlığın büyük oranda bu masraflara davacının hiç ya da yeterince katkıda bulunmamasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle taraflar arasında uyuşmazlığı giderici hüküm kurulması gerekirken yeni ihtilaflara veya var olan uyuşmazlıkların sürmesine yol açacak şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
Mahkemece, davacının ne şekilde ve ne oranda sudan yararlanacağı ve bu yararlanma oranında yapılmış bulunan deponun masraflarına katkı miktarı ziraat ve inşaat bilirkişilerinden ek rapor alınarak saptanmalı, buna göre su rejimi oluşturulup, davalı masraflarına davacının katkısı sağlanarak hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy