(818 S. K. m. 61, 66)
Dava: Dava dilekçesinde 2.773.000.000 lira alacağın davalı H. Yılmaz'dan 1.036.500.000 lira alacağın davalı M. Aslan'dan faiz ve masraflarla birlikte tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde; dava konusu 8 nolu bağımsız bölümü binayı inşa eden şirketten satın aldığını, müteahhidin daireyi tamamlamadan teslim etmesi sebebiyle eksiklikleri kendisinin tamamladığını ve bundan sonra oturduğunu, kendisi dairede otururken müteahhidin daireyi 8.8.2000 tarihinde tapuda davalı H. Yılmaz'a satıp devrettiğini, onun da diğer davalı M. Aslan'a 29.2.2001 tarihinde satması üzerine, aleyhine tahliye davası açılarak daireden çıkartıldığını, daire için yaptığı toplam 3.809.500.000 lira masrafın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, ... davacının 08.08.2000 tarihi ile 19.2.2001 tarihleri arasında dava konusu daireye yapmış olduğu giderlerin tahsilini talep ettiği; taraflar arasında kiralayan kiracı ilişkisi olmayıp davacının işgal eden konumunda olması nedeniyle bu talebin BK.nun 61-66 maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olduğu anlaşılmaktadır. Davacı son malik M. Aslan'ın aleyhine 28.08.2001 tarihinde açmış bulunduğu ve kendisine 4.9.2001 tarihinde tebliğ edilen tahliye davası ve Asliye Hukuk Mahkemesine 20.5.2002 tarihinde açmış olduğu ecrimisil davası ve bu dosyaya getirtilen tapu kaydı ile taşınmazın maliki olmadığını öğrenmiş bulunmaktadır. Davacı davasını 20.2.2004 tarihinde açmış olduğuna göre, BK.nun 66. maddesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süre geçmiştir... gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davada, müteahhitten tapu dışı satın alınan daireye, davacı tarafından yapılan yararlı giderlerin; kayden tapuda malik gözüken davalılardan sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince tahsili istenilmektedir. Davacı, aleyhinde açılan davalarla taşınmazın maliki olmadığını öğrenmiş ise de; davalıların, davacının yapmış olduğu yararlı giderlerden dolayı zenginleşmeleri; davacının işgal ettiği daireyi fiilen boşaltması ile saptanacak ve mümkün olacaktır.
Yer, davacının elinden hangi tarihte çıkartılmış ise istenebilecek alacak H. o günde doğmuştur. Davacı, daireyi 15.12.2003 tarihinde boşaltmış ve davalı tarafa teslim etmiştir. Dava, 20.2.2004 tarihinde açılmış olduğuna göre; BK. 66. maddedeki bir yıllık süre geçmeden açılmıştır.
Mahkemece, işin esası incelenerek, sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken, zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy