(1086 S. K. m. 275, 281) (818 S. K. m. 61)
Dava: Dava dilekçesinde 37.125.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili dilekçesi ile mülkiyeti Maliye Hazinesine ait taşınmazın 21.10.2002 tarihinde davalıya ihale yolu ile satıldığını oysa ihale edilen bu taşınmaz üzerinde mevcut zeytin ağaçlarının tapuda dava dışı 3.kişiler adına tescilli olduğunu, müvekkillerinin zeytin ağaçlarının zilyetliğini 26.1.1996 tarihli devir sözleşmesi ile devraldıklarını, taşınmazın zeytin ağaçlarıyla birlikte satın alınması nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek, tespit dosyasında belirlenen 675 adet zeytin ağacı bedeli 37.125.000.000-TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Maliye Hazinesine karşı dava açması gerektiğini, ayrıca işgalci durumundaki davacıların talep edecekleri bedelin de ancak odun bedeli olabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 17.020.000.000-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; yapılan sayım neticesinde toplam 427 adet aşılı zeytin ağacı tespit edildiğini, bu zeytin ağaçlarından zeytin ürünü elde edilebilecek ağaç sayısı 212 adet olup, geriye kalan 215 zeytin ağacının dip temizlikleri ve gerekli bakım işlemleri yapılmadığından çalılaşıp verimden düştüğünü, verimli zeytin ağaçlarının her birinin değerinin 60.000.000-TL, verimden düşmüş zeytin ağaçlarının değerinin ise 20.000.000-TL. olduğu belirtilerek; ağaç değeri toplamı 17.020.000.000-TL. olarak hesaplanmıştır. Bilirkişi raporunda belirlenen ağaç bedelleri afaki olup, bilimsel ve somut verilere dayanmamaktadır.
HUMK. nun 275. ve devamı maddeleri gereğince; çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde hakim, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vermelidir.
Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HUMK. nun 281. maddesine göre, bilirkişi raporu; Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabilir.
Mahkemece yapılacak iş; öncelikle İlçe Tarım Müdürlüğünden (bölgedeki zeytin ağacı bedellerini gösterir) veriler istenerek, uzman kişilerden oluşturulacak (içlerinden birisi zeytincilikle uğraşan mülk bilirkişisi olmak üzere) üç kişilik bilirkişi heyeti ile yeniden keşif yapılarak, ağaçların sayısı, yaşı, verimlilik durumu, bölgedeki ekonomik getirisi hususları da somut ve bilimsel verilere uygun olarak açıklanmak ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde rapor alınmak suretiyle; toplam zeytin ağacı bedelini hesaplamak, sonucu dairesinde bir karar vermek olmalıdır.
Yukarıda açıklanan hususlarda araştırma yapılmadan, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy