(4721 S. K. m. 683, 689)
Dava: Dava dilekçesinde 3.000.000.000 lira ecrimisil ile 20.995.000 lira alacağın (emlak vergileri ve muhtelif fatura bedelleri) faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde; murisin ölümünden sonra dava konusu taşınmazın 4/8 hissesinin kendisine intikal etmesine rağmen kullanımının davalılar tarafından engellendiğini iddia ederek; 5 yıllık ecrimisil bedelinden hissesine düşen 3.000.000.000 lira ile taşınmaz için ödediği emlak vergileri ve muhtelif fatura bedelleri tutarından davalıların hisselerine düşen 20.955.000 lira alacağın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, ...taraflar iştirak halinde taşınmaza sahip olup, taşınmazın bir kısmının tamir edilip davalılar tarafından kullanıldığı kalan kısmın metruk olup kullanılmayacak durumda olduğu, davalıların halen kullandıkları ve oturdukları yerde tamirat ve tadilat işlerini kendileri yapıp davacı tarafından kullanmaya ilişkin bir engelleme olmadığı gibi kira bedeline yönelikte dava tarihinden önce bir istekte bulunulmadığı, kalan kısmı tamir edilip davacının da taşınmazda tasarruf etme imkanı olduğu... gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisile konu edilen taşınmazda taraflar paydaştır. Paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de; ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın bir takım istisnaları vardır. Örneğin; yararlanma dileğinin açıklanması koşulu ile davacının açtığı izale-i şuyu davasının dava dilekçesinin tebliğ tarihi, keza icra emrinin tebliğ tarihi, daha önce aynı yer için açılan ve intifadan men koşulunun gerçekleşmediğinden ötürü ret edilen ecrimisil davasına dair davalı tarafa tebliğ edilen önceki dava dilekçesi ile taraflar arasındaki sonuçlanmış önceki tarihli el atmanın önlenmesi veya ecrimisil davaları intifadan men koşulunun oluşması için yeterli sayılmışlardır.
Olayımızda, dava dilekçesinde dava konusu yerle ilgili olarak ortaklığın giderilmesi davası açıldığı belirtilmiştir. Yukarıda belirtildiği gibi taşınmazdan yararlanma isteği açıklanarak açılan taksim davasının dava dilekçesinin davalıya tebliğ tarihi ile intifadan men koşulu gerçekleşmiş olur. Mahkemece yapılacak iş; söz konusu tarihten (anılan dosya getirtilip, tebliğ tarihi tespit edilerek) dava tarihine kadar geçen süre için ecrimisil miktarı bilirkişiye tespit ettirilerek, belirlenen miktarın hüküm altına alınmasından ibaret olmalıdır. Ecrimisil miktarı belirlenirken, taşınmazda davalıların tamir ve tadilat yaptığı da gözetilmeli, tazminat miktarı buna göre saptanmalıdır. Mahkemece, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, dava dilekçesinde ecrimisil istemi yanında, taşınmazla ilgili yapılan giderlerin de tahsili istenilmektedir. Bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy