(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 338.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesi ile ortak muristen kalan taşınmazı 10 yıldır kullanmakta olan davalının müvekkilinin kullanımına engel olduğunu, ihtiyati tedbir kararı alıp ardından da müdahalenin men'i davası açtığını beyanla payına düşen 5 yıllık ecrimisil toplamı 338.000.000 liranın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının payını dava dışı kişiye satmış olup taşınmazda hiçbir payı kalmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece intifadan men koşulunun gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı gerek savunmasında gerekse davacı aleyhine açtığı müdahalenin men'i dava dilekçesi ve beyanlarında; taşınmaz üzerinde davalının hiçbir hakkı bulunmadığını, 9 yıldır kendisinin kullandığını belirtmiştir. Bu savunmalar ve gerçekleşen maddi olgular karşısında artık davalının, davacının yararlanmasına engel olup olmadığının (intifadan men'in) ayrıca araştırılmasına gerek bulunmadığının düşünülmemesi doğru değildir.
Bundan ayrı; dosya içeriğinden davalı tarafından davacı aleyhine 9.4.2003 tarihinde aynı taşınmaza ilişkin olarak açılmış olan ve derdest bulunan müdahalenin men'i davasının varlığı anlaşılmış olmasına göre, mahkemece bu davanın sonucu beklenmeden hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy