(1086 S. K. m. 10)
Dava: Dava dilekçesinde 787.500.000 liralık takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın yetkisizlik nedeni ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, kat maliki olan davalı aleyhine ortak giderlerinin tahsili amacı ile icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Davaya konu edilen taşınmaz, birden çok parsel üzerinde kurulu ve her bir parselin ayrı bir yönetim planı olup, bu yönetim planına göre yönetilmektedir.
Yönetim planı ise, sözleşme mahiyetinde olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık da bu sözleşmeden kaynaklanmaktadır. HUMK. nun 10. maddesi, sözleşmeden doğan davalarda iki özel yetki kuralı getirmiştir. Buna göre bu tür davalarda,
1- Sözleşmenin yerine getirileceği yer mahkemesi ile,
2- Sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.
HUMK. madde 10'da belirtilen yetki kuralları kamu düzenine ilişkin olmadığı gibi, kesin yetki kuralları da değildir. Taraflar, sözleşmeden doğan davalar için yetki sözleşmesi yapabilecekleri gibi, sözleşmeye yetki şartı da koyabilirler.
Bu halde, sözleşmeden doğan dava, davacının seçimine göre davalının ikametgâhı, sözleşmenin yerine getirileceği veya yapıldığı yer ve yetki sözleşmesi ile yetkili kılınan yer mahkemelerinden birinde açılabilir.
Yetkili mahkemenin sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi olarak tespiti yapılırken, davalının borcunu nerede ifa edeceğinin belirlenmesi gerekir.
O halde mahkemece, sözleşmenin ifa edileceği yer araştırılıp belirlenmeden, eksik araştırma ile yetkisizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy