(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 83.270.622.000 lira ecrimisil alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde davalı Vek. Av. Ö. Fatih Ş. geldi. Davacı Vek. Av. Lütfü Ö. geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile dava konusu taşınmazın, muris muvazaasına dayalı açılan dava sonucunda tapusunun iptal edildiğini, taşınmazda müvekkilinin ¾ hisseye sahip bulunduğunu; davalının, muvazaalı olarak malik bulunduğu dönemde taşınmazdan elde ettiği kira gelirinin ¾ hissesini müvekkiline ödemesi gerektiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 49.327.200.000 lira ecrimisil ve dava tarihine kadar birikmiş faiz tutarı 33.943.422.000 lira olmak üzere toplam; 83.270.622.000 liranın, anaparaya dava tarihinden faiz yürütülmek suretiyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin yersiz olduğunu, alacağın da zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; 01.01.2000-31.12.2000 dönemi için 9.360.00-YTL., 01.01.2001-31.12.2001 dönemi için 16.380,00-YTL. ve 01.01.2002-31.12.2002 dönemi için 23.587,20-YTL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tutarlara her tahakkuk dönemi sonu itibarı ile yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ecrimisil davalarında; kural olarak her yılsonunda tahakkuk edecek ecrimisile tahakkuk tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Ancak, davacı; dava dilekçesinde, talep edilen ecrimisil miktarıyla birlikte, dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarını da açıklayıp, harcını da yatırarak talepte bulunmuş ise, mahkemece yapılacak iş; bilirkişinin her dönem için belirlediği ecrimisil miktarına dönem sonu (tahakkuk tarihi) itibariyle faiz işletilmek suretiyle, bu işlerden anlar uzman bir bilirkişi vasıtasıyla dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarını hesaplattırıp, belirlenecek miktarı hüküm altına almaktır. Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 400.YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy