(1086 S. K. m. 76) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Dava dilekçesinde 2.155 USD borçlu olmadığının ve bakiye borcu 782 USD olduğu tesbiti ile fazla ödenen 219.000.000 liranın istirdatı masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 14.10.2002 tarihinde davalıdan tonu 100 Dolardan 21.550 kg, kömür alıp karşılığında 2155 Dolar bedelli bono verdiğini daha sonra da 125 Dolardan 16.500 kg ithal kömür satın aldığını, borçlarına karşılık ödemelerini yapıp bakiye 782 Dolar borcu kalmasına rağmen davalı tarafından senedin tamamı üzerinden icra takibi yapıldığını ve 1.400.000.000 lira ödemek zorunda kaldığını beyanla 2155 Dolar borcu olmadığının tesbiti ve fazla ödenen 219.000.000 liranın davalıdan istirdatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının 1.419.150.000 TL borçlu olduğunun tesbitine, fazla tahsil edilen 601.560.000 liranın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hukukumuzda taraflarca hazırlama ilkesi kabul edilmiştir. Anılan ilke gereğince davanın (iddianın) ve savunmanın dayanağı olan vakıaların ve bunların delillerinin taraflarca mahkemeye bildirilmesi gerekmektedir. Buna göre hakim, incelemesini taraflarca kendisine bildirilmiş olan dava malzemesi (vakıalar) üzerinde yapar.
Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuki sebeplerini) HUMK 76.maddesi hükmünce değerlendirerek hukuki esası bulup, hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar. Ancak bu şekilde yazılmış bir hükmün hukuka uygun olup olmadığı denetlenebilir.
Somut olayda; mahkemece dosya bilirkişiye tevdi edilmiş düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş ise de tarafların ibraz ettikleri belgelerin nitelikleri, hukuki geçerlilikleri tartışılarak tüm delillerin incelenmesinden sonra hükmü denetlenebilir gerekçe gösterilerek sonuca gidilmiş değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy