(4721 S. K. m. 683, 693, 994, 995)
Dava dilekçesinde 18.500.000.000 lira ecrimisil ile 12.963.780.000 lira işlemiş faiz olmak üzere 31.643.750.000 liranın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı Vek. Av. Ahmet Sağlam geldi. Aleyhine temyiz olunan davalılar Vek. Av. Ali Yıldırım geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin evrak üzerinde inceleme yapılarak karara bağlanması için bazı neva kısın giderilmesi bakımından mahalline iade edilmiş olup, bu kez yeniden gelmekle; dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; davalı Orhan Badak ile müvekkilinin dava konusu taşınmazda yarı yarıya malik bulunduğunu; davalının yıllardır taşınmazı tek başına ekip biçtiğini, 2001 yılında da ortaklığın giderilmesi davası açtığını, müvekkilinin kendisine ait yere müdahale etmemesi konusunda karşı tarafı defalarca uyarmasına karşın davalının kullanmakta ısrar ettiğini ve diğer davalı Kerim'e de kullandırttığını (haricen sattığını) iddia ederek; beş yıllık ecrimisil bedeli 18.500.000.000 lira ile geciken süreye göre 12.963.750.000 lira yasal faiz olmak üzere toplam: 31.643.750.000 liranın davalılardan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, sadece kendisine ait yarı hisseyi 2002 ve 2003 yıllarında ekip biçtiğini, davacının hissesinin boş kaldığını, davalı olarak gösterilen Kerim Dölek'in davayla ilgisinin olmadığını, belirtilen 2002 ve 2003 yıllarında tarla sahibi Orhan Badak'a ait hissede onun adına ekim yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının, davalıların taşınmazın tamamını kullandıklarını ispat edemediğinden bahisle, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı taraf temyiz etmektedir.
Davacı ile davalı Orhan Badak dava konusu taşınmazda ½ oranında paydaştırlar. Paydaşlar, (kural olarak) intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.
İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi ise; ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır.
İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir. Bu koşul dava şartı niteliğinde olduğundan gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece re'sen araştırılarak saptanması gerekmektedir.
Taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasında; davacı taşınmazdan yararlanmak isteğini 10.12.2001 tarihli dilekçesinde açıkladığı gibi, bu tarihten sonra ½ pay sahibi davalı Orhan'ın diğer davalıya taşınmazı kullandırtmak suretiyle davacıyı zarara uğrattığı da anlaşılmaktadır. Bu durumda, 2002 ve 2003 yılları için intifadan men şartının gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Mahkemece; taşınmazın tamamının davalılarca kullanılmadığından bahisle davanın reddi cihetine gidilmiştir. Oysa, TMK.mad.693'e göre: Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir. Paydaşların, zeminde bölüşüp kullandıkları bir yer bulunmadığına göre; davalı paydaş ancak, diğer paydaşın (davacının) hakları ile bağdaştığı ölçüde taşınmazı kullanabilir. Taşınmazı, davacının rızası hilafına onun zararına olacak şekilde kullanan davalılar tazminatla yükümlü tutulmalıdır.
Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 400.000.000 lira vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy