(818 S. K. m. 156, 158)
Dava: Dava dilekçesinde 2.036.000.000 liralık takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin davalıdan yazılı sözleşme ile ev satın aldığını ve takiben 2.000.000.000 TL kaparo verdiğini, ancak müvekkilinin yaptığı araştırmalar neticesinde aldatıldığını öğrenmesi üzerine satıştan vazgeçtiğini, verilen kaparonun iadesi amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davalı ile yaptıkları sözleşmede, akdin feshi halinde verilen kaparonun cezai şart olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu nedenle iadenin mümkün olmadığını ifade etmiştir.
Mahkemece, davacının satış sözleşmesini fesihte haklı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Tapulu taşınmazların temlikine dair taraflar arasında yapılan sözleşmelerde cezai şartın geçerli olabilmesi için devir sözleşmesinin resmi şekilde yapılması gerekmektedir. Sözleşmenin adi yazılı şekilde yapılması halinde sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart geçerli değildir.
Yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek mahkemece kaparonun iadesine karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile davanın reddine verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy