(818 S. K. m. 392) (1086 S. K. m. 293)
Dava: Dava dilekçesinde 5.000.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, murisi Meryem'in ölümünden önce verdiği taşınmaz satışına ilişkin vekaletname ile taşınmazın 30.000.000.000 liraya satışını sağlayan davalının murisin hissesine düşen 15.000.000.000 lirayı vermemesi üzerine, murisin satış parasının kendisine ödenmesi için ihtarname çekmesine rağmen ödeme yapmadığından ötürü mirasen hissesine düşen 5.000.000.000 liranın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, satış bedelini murisin talebi doğrultusunda hayır işlerine harcadığını, bir kısmını da defin masrafı olarak kullandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kazandırmanın murisin kendisine bakan oğluna maddi destek niteliğinde olduğu ve murisin ölünceye kadar iade de istemediği gerekçesiyle davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, hukuki nitelikçe BK.nun 392.maddesine uygun vekilin hesap verme borcundan kaynaklanmaktadır. BK. hükmüne göre vekil (...) yapmış olduğu işin hesabını vermeğe ve (...) almış olduğu şeyi müvekkile tediyeye mecburdur.
Davalı sağlığında murise onun arzu ve talimatı tahtında hayır yapmak suretiyle hesap verdiğini bildirmiş, buna dair tanıklarını dinletmiş, sarf belgelerini sunmuştur. Vekil eden ile davalı ana-oğuldur. Bu nedenle aldığı bedeli vekil edene ödediğini HUMK. nun 293. maddesi uyarınca yazılı delil aranmaksızın tanıkla ispatı mümkündür. Ancak; dinlenen tanıklar davalının vekil edene 3 sene kadar baktığını, bunun dışında paranın sarfı konusunu bilmediklerini beyan etmişlerdir. Muris ise, ölümünden önce 13 Kasım 2002 tarihli ihtarname ile davalıdan satış bedelinin kendisine ödemesini istemiştir.
O halde, davalının sarf konusunda dosyaya sunduğu tapu harç ve masraflarına ilişkin belgeler ile tanık beyanlarına göre yaptığı defin giderleri dışında satış bedelinden kalan kısmı müvekkile tediye ettiğini usulen ispat edemediği kabul edilmelidir.
Mahkemece, dosyada bulunması gereken davalıya satış için verilen vekaletname ve satışa ilişkin akit tablosu onaylı suretleri getirtilerek incelenmek ve sonucuna göre davalının ispat ettiği ödeme dışında kalan kısım için davayı kabul etmek gerekirken, eksik araştırma ve delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy