(4721 S. K. m. 6) (1086 S. K. m. 337)
Dava: Dava dilekçesinde 3.950 YTL alacağın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada feshedilen araç satım sözleşmesi nedeniyle ödenen satış bedeli 3.950.YTL. nin iadesi istenilmiştir.
Davalı yapılan ödemeyi kabul etmiş, iade edilen araca masraf yaptığını ileri sürerek borcu bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece davacının delil ibraz edemediği, davalı tarafa yemin teklif ettiği, davalının da davacıya 3.950 YTL borcu olmadığına dair yemin ettiğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça tarafların her biri hakkını dayandırdığı olguları varlığını ispatla yükümlüdür (MK. mad. 6)
Olayda davalı, dava konusu 3.950 YTL alacağın varlığını kabul etmiştir. Davalı aldığı satış bedelini geri ödediğini ispatla yükümlüdür. Davacının ispat yükü kendisine ait olmadığı halde davalıya yemin teklifinde bulunması nedeniyle davalının yemin etmiş olması hukuksal sonuç doğurmaz.
Mahkemece ispat yükünü ters çevrilerek (davacıya yüklenerek) yapılan yargılama ile hüküm verilmesi doğru değildir.
Bu nedenle davalıdan satış bedelinin iade edildiğine ilişkin delilleri sorulmak suretiyle yapılacak yargılamaya göre hüküm verilmesi gerekir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy