(4721 S. K. m. 683, 995) (1086 S. K. m. 83, 339)
Dava: Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 16.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile müddeabihi 18.400.000.000 TL'ye yükseltmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vek.Av. Abdi İlhan U. gelmedi. Aleyhine temyiz olunan davacı vek.Av. Aytül B. geldi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; muristen intikal eden taşınmazı uzun yıllardır davalının kullandığını, kullanım karşılığı müvekkiline her hangi bir bedel vermediğini, kiraya verilmek suretiyle gelir elde edildiğinden intifadan men'in gerçekleştiğini iddia ederek; 1999-2003 yılları için fazlaya ilişkin hak saklı tutularak toplam: 16.000.000.000 TL ecrimisil bedelinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kiraya verilmesinin söz konusu olmadığını, intifadan men olgusu için ihtar çekilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davacı taraf, bilirkişi raporuna göre; ıslah dilekçesi vererek müddeabihi artırmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; toplam: 18.400.00 YTL ecrimisilin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hüküm altına alınan yıllık ecrimisil bedellerine o yılın sonundan- dönem sonundan itibaren yasal faiz uygulamasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ecrimisile konu edilen taşınmazda taraflar paydaştır. Paydaşlar, (kural olarak) intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.
İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi ise; ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşların davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşlara bildirilmiş olmasına bağlıdır.
İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir. Bu koşul dava şartı niteliğinde olduğundan gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece re'sen araştırılarak saptanması gerekmektedir.
Somut olayda; taşınmazın davalı tarafından kiraya verildiği hususu kanıtlanamamıştır. Davacı tanıklarının intifadan men'e ilişkin beyanları da davacıdan duyduklarına dairdir. O halde, mahkemece yapılacak iş; davacı tarafa iddiasını ispat bakımından yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp, oluşacak sonuç dairesinde hüküm kurmak olmalıdır. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy