(2942 S. K. m. 11) (4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 9.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın Bahçelievler Belediyesi yönünden husumetten, İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönünden esastan reddi cihetine gidilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Bahçelievler, Yenibosna mevkiindeki 6669 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma yapılmadan davalı Belediyeler tarafından yol geçirilmek suretiyle işgal edildiğini iddia ederek geriye doğru 5 yıl için toplam 9.000.000.00 TL ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, fiilen el koyan belediyenin davalı Bahçelievler Belediyesi değil İstanbul Büyükşehir Belediyesi olduğu, bedel davasında alınan bilirkişi raporu ile fiilen yol olarak el konan taşınmazın gelir getirmesinin söz konusu olmayacağının belirlendiği bu nedenle yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilmediği ve davacının, taşınmazın gelir getireceği yolundaki iddiasını kanıtlamadığından söz edilerek davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönünden davanın esastan, Bahçelievler Belediyesi yönünden husumetten reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil, kötü niyetli zilyedin ödemekle sorumlu olduğu tazminattır. Ecrimisile hükmedilebilmesi için, dava konusu taşınmazın üzerinde bina vs bulunması şart olmayıp, taşınmazın kullanma biçiminin de önemi yoktur.
Davacının 23.11.2001 tarihinde taşınmaz malın bedelinin tahsili için dava açtığı anlaşılmaktadır. Davacı bu tarihten sonra davalının kullanımına rıza göstermiş sayılır.
O halde mahkemece yargılama sırasında alınan 6.12.2004 tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği üzere kamulaştırmasız el koymadan doğan bedel davasının açıldığı tarihe kadar olan dönem için hesaplanan 1.316.000.000 TL ecrimisile hükmedilmesi gerekirken davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy