(4721 S. K. m. 722, 723)
Dava: Dava dilekçesinde 16.547.745.893 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde, 1971 yılından bu yana oturduğu taşınmazının davalı tarafından yıkıldığını ileri sürerek 16.547.745.893 TL. levazım bedelinin faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı hazine vekili tarafından, tescil harici bırakılan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan gecekondu niteliğindeki evlere ilişkin olarak davacı tarafından tapu tahsis belgesi alınması olanaksız olduğu gibi bu yerlerdeki işgalin haksızlığı nedeniyle davacı aleyhine müdahalenin önlenmesi ve kal davası açıldığı ve bu nedenle taşınmazların tahliye edildiğinden ötürü açılan tazminat davasının reddi savunulmuştur.
Mahkemece, 4721 sayılı TMK'nun 723. maddesinin tapusuz taşınmazlarda uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacı başkasına ait tapulu taşınmaza kendi malzemeleri ile bina ve eklentilerini yapan kişidir. Başkasının taşınmazı üzerinde bina yaptıran kişi iyiniyetli sayılamaz. Fakat,davacının kötüniyetli olması davanın bütünü ile reddini gerektirmez. Ancak,bu husus hükmedilecek tazminat miktarını etkiler.
TMK'nun 722-723 maddeleri gereğince yapı malzeme sahibince kötü niyetle yapılmış ise davalıdan şahsi hakkını isteyebileceğinin kabulü gerekmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece yapılacak iş; kötüniyetli olarak kabul edilen davacının yaptığı bina ve eklentileri yönünden gereçlerin en az değeri bilirkişiye tespit ettirilerek sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir. Mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy