(1136 S. K. m. 167, 169) (2709 S. K. m. 153) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dosyasının baro hakem heyetine devri cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı ( Avukat M.Koyuncuoğlu ) davalıyı mahkemede aleyhine açılan davalarda vekil olarak temsil ettiği halde davalının kendisini azlettiğinden ötürü vekalet ücreti alacağının tahsili için yürütülen icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini Baro hakem kurulunca yapılan inceleme de davacı avukatın maktu vekalet ücretine hak kazandığından ötürü takibin 242.500.000 Lira üzerinden devamına 14.1.2004 tarihinde karar verilmiştir.
Ancak Anayasa Mahkemesinin 10.7.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 3.3.2004 tarih ve 2003/98 E.-2004/31 K. sayılı Kararı ile Avukatlık Kanununun 4667 sayılı yasa ile değiştirilen 167. maddesinin 1.fıkrasının ilk cümlesinin iptali üzerine Baro Hakem Kurulu 25.8.2004 tarihli kararı ile dosyanın Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine tevdiine karar verilmiştir.
İşbu dosya Sulh Hukuk Mahkemesinin esasına kaydedilmiş ise de Konya 1.Sulh Hukuk Mahkemesi "Baro Hakem Kurulunun 14.1.2004 tarihinde dava dosyasını karara çıkardığı, karar tarihinde 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 167. maddesinin yürürlükte olduğu ve değerlendirmeye karar tarihinden itibaren yargı yolunun işletilmesi gerekeceği, mahkemenin karar vermekle dosyadan elini çektiği derdest olmayan bir davanın ise başka bir mahkemeye devrinin mümkün bulunmadığı, öncelikle 1136 sayılı yasanın 169. maddesinin iptalinden önce verilen kararın taraflara tebliğinin sağlanması, bundan sonra temyiz yoluna gidilip gidilemeyeceğinin beklenmesi, temyiz yoluna başvurulur ise kararın Yargıtay'ca bozulması aşaması sağlandıktan sonra ( Anayasa Mahkemesi Kararı eldeki davalara uygulanacağından ) temyiz esası da dikkate alınacağından dosyanın devrine ve esasının bu şekilde kapatılmasına karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesince Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilen kanun ( veya Kanun hükmünde kararname, tüzük vs. ) Anayasa Mahkemesi Kararında aksi yazılı değil ise iptal Kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar ( Anayasa 153.mad ).
Taraflar arasındaki uyuşmazlık avukatlık sözleşmesinden ve vekalet ücretinden kaynaklanmaktadır. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 4667 sayılı kanunun 80. maddesi ile değiştirilen 167. maddesinin 1.fıkrasına göre bu tür uyuşmazlıkların hukuki yardımın yapıldığı yer barosu Hakem Kurullarınca çözümleneceği açıklanmıştır. Anılan madde hükmüne dayanılarak yanlar arasındaki uyuşmazlık da yardımın yapıldığı yer barosu Hakem Kurulunca incelenip sonuçlandırılmaktadır. Ne var ki, kararın henüz taraflara tebliğe çıkarılmadığı aşamada Anayasa Mahkemesi 10.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 3.3.2004 tarih ve 2003/98 E.- 2004/31 K. sayılı kararı ile Avukatlık Kanununun 4667 sayılı yasa ile değiştirilen 167 maddesinin 1.fıkrasının ilk tümcesinin iptaline karar vermiş, aynı kararın 1.bendinde ise 1.fıkrasının ilk tümcesinin iptali nedeniyle uygulama olanağı kalmayan maddenin kalan bölümlerinin de iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin Kararı Anayasanın 153. maddesi gereğince resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiş olup iptal kararı ile uyuşmazlığın çözümü için görevlendirilen Baro hakem kurullarının Hukuki varlıkları son bulmuştur. Hal böyle olunca uyuşmazlıkların Adliye Mahkemelerinde HUMK.nun hükümleri gözetilmek suretiyle çözümlenmesi gerekir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre Sulh Hukuk Mahkemesince verilen bu ikinci ( baro hakem heyetine ) gönderme kararı" hukuki nitelikçe bir görevden ret kararıdır ve böyle bir kararın temyiz kabiliyeti vardır.
Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir. Bu durumda Sulh Hukuk Mahkemesince işin esası incelenmesi gerekirken dava dosyasının devrine ilişkin karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy