(818 S. K. m. 41, 47)
Dava: Dava dilekçesinde 4.000.000.000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde, davalıların hukuka aykırı eylemi nedeniyle şahsi haklarının tecavüze uğradığını ileri sürerek 4.000.000.000 lira manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece, davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, haksız ve hukuka aykırı fiille karşılaşan kişinin, maddi zararının yanında, manevi zarara da uğradığı ortadadır. Bu zararın tümü olayın gerçekleştiği tarihte karşılanmalıdır. Zira, zararın tam anlamıyla karşılanması, meydana geldiği tarihte zarar görene ödenmesine bağlıdır. Zararın olay tarihinde karşılanmaması, zarar veren borçluyu temerrüt durumuna düşürdüğü gibi, bazı ek külfetlere katlanmak durumu ile de karşı karşıya bırakır. Bu ek külfet zararı miktar itibariyle tamamlamayı amaçlayan faizdir.
Sonuç: Somut olayda, mahkemece, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru değilse de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün birinci paragrafındaki faiz başlangıcına ilişkin olan dava tarihinden sözleri çıkartılarak yerine 9.2.2004 tarihinden söz ve rakamı yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 22.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy