(3533 S. K. m. 1) (1211 S. K. m. 5)
Dava: Dava dilekçesinde 3.937.80 YT Lirası alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın mecburi tahkime konu olması nedeniyle görevsizliğe ve görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi cihetine gidilmiş, hüküm davacı-davalı T.C.Merkez Bankası A.Ş.vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde, abone sözleşmesi uyarınca ödediği 3.937.790.000 lira su borcu bulunmadığı halde sadece abone kaydının üzerinde bulunması nedeniyle ödediğini ileri sürerek kullanıcı T.C. Trabzon Valiliği ile malik T.C. Merkez Bankasından tahsilini istemiştir.
Mahkemece, tarafların 3533 sayılı yasa gereğince mecburi tahkime tabi oldukları gerekçesi ile davanın görev nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davacı ve davalı T.C. Merkez Bankası tarafından temyiz edilmiştir.
3533 sayılı yasa 1. maddesine göre, genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adalet mahkemelerinin görevi içinde bulunanlar o kanunda yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir.
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Kanununun 5 ve devamı maddelerinde, davalı T.C. Merkez Bankası A.Ş.'nin sermayesinin tamamı devlete ait olmadığı belirtildiğinden 3533 sayılı kanunun 1. maddesinde ifade edilen kurumlardan sayılmaz.
Yine, davacı T.C. Ziraat Bankası 4603 sayılı Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketine dönüştürülmüştür. Sermayesinin tamamının devlete ait olması ve de bazı yönetim organlarının tayin usullerinin özellik arz etmesi, bu şirkete kamu hukuku tüzel kişiliği niteliği kazandırmamaktadır.
Bu nedenle davacı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ile davalı T.C.Merkez Bankası AŞ.'nin taraf olduğu davalara hakem sıfatı ile değil, genel hükümler uyarınca bakılması gerekir.
Mahkemece, tarafların durumları gözetilerek sözü edilen yasal düzenlemeler gereğince işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy