(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 60.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davacılara ait iki ayrı taşınmazın son 30 yıldır Jandarma Genel Komutanlığına bağlı 10. Er Eğitim Alayı tarafından hiçbir hukuki nedene ve sözleşmeye dayanmadan fiilen kullanıldığı ileri sürülerek 5 yıllık ecrimisil bedeline hükmedilmesi istenilmiş, mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmesi, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafın temyiz itirazları yönünden,
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacı tarafın temiz itirazları yönünden ise;
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazların konut ve sanayi yerleşim bölgelerinin en son kısmında askeri bölgede yer alması nedeni ile emsal bulmanın zor olduğu belirtilerek, taşınmazların 20 yıllık kira getirisinin değerlerine eşit olacağı esas alınarak, kamulaştırmada esas alınan değerleri 20'ye bölünmek suretiyle yıllık kira bedeli bulunmuş ve bunun üzerinden ecrimisil bedeli hesaplanmıştır.
Ancak, bu hesap yöntemi yerleşik Yargıtay ilkelerine uygun olmadığı gibi, tamamiyle varsayıma dayalıdır. Bu haliyle rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.
İlke olarak; ecrimisil davalarında istenebilecek ecrimisil miktarı tam kar mahrumiyeti olabileceği gibi, taşınmazın getirebileceği kira parası da olabilir.
Kira gelirinin hesabında ise taşınmazın dava konusu ilk dönemde serbest koşullarda getirebileceği kira parası taşınmazların niteliği, büyüklükleri ve çevre özellikleri dikkate alınarak rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ise, ilk dönem için belirlenen miktara, TEFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak koşuluyla ecrimisil bedeli rayiç değerlere göre takdir edilir.
Ayrıca, ecrimisil davasında her dönem için dönem sonu itibariyle faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi de doğru değildir.
Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy