(4721 S. K. m. 4, 182, 328, 330, 331)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, aylık 90.000.000 lira olan iştirak nafakasının 400 YTL'ye çıkartılması istenilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile; aylık nafaka miktarı 300 YTL'ye yükseltilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
4721 sayılı TMK'nun 182/2.maddesine göre; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
Aynı yasanın 328/1.maddesine göre de; Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. (TMK. nun 330/1.maddesi). Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK. nun 331. maddesi).
Taraflar arasında görülen boşanma davasında; kararın kesinleştiği tarihten itibaren müşterek çocuk için aylık 40.000.000 lira iştirak nafakasına hükmedilmiş, karar temyiz edilmeksizin 2.10.2004 tarihinde kesinleşmiştir.
Yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında; davacının, Adliyede katip olarak görev yaptığı, aylık 550.000.000 lira maaş aldığı, davalının ise; SSK emeklisi olup, aylık 545 YTL maaş aldığı belirlenmiştir.
Yukarıda açıklandığı gibi iştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumlarına göre takdir edilir. Ayrıca nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şekli de dikkate alınır. Babanın gerektiğinden fazla (gücünü aşar şekilde) nafaka ödeme yükümlülüğü yoktur.
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine ve günün ekonomik koşullarına göre, özellikle önceki nafaka tarihinden sonra çocuğun artan ihtiyaçlarında meydana gelen değişiklikler ve ekonomik göstergelerin taraflara etkisi nazara alındığında; takdir edilen (artırılan) iştirak nafakası miktarı çok fazla olup, TMK'nun 4.maddesi kapsamında hakkaniyete uygun bulunmamıştır. Mahkemece, tarafların durumuna ve hakkaniyete uygun nafaka takdir edilmek üzere, karar bozulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy