(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 7.700.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, taraf, mülkiyetinde bulunan binanın düz giriş asma katı ile bodrumunu davalı şirkete kiraladıklarını ancak yapılan araştırmada düz giriş dükkanın da davalı tarafça kullanıldığını tespit ettiklerinden ötürü aylık 700.000.000 liradan toplam 11 aylık ecrimisil bedeli 7.700.000.000 liranın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kiraladıkları yer dışında hiçbir yer kullanmadıklarını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan keşif ve tespit raporu ile kiralanan yer dışında kalan binanın düz giriş katının da davalı tarafça kullanıldığından ötürü 11 aylık ecrimisil bedeli 4.675.000.000 liranın davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, hükmü davalı taraf temyiz etmektedir.
Hükme dayanak yapılan 1.11.2002 tarihli tespit raporunda giriş katta bulunan dükkanda çitil tekstil-elaman aranıyor ilanı asılı olduğu ve davalı şirket muhasebecisinin buranın bir yıldır davalı şirketçe işletildiğini ve işyerinde tekstil imalatının yapıldığını bildirdiği zapta geçmiştir.
Ayrıca, duruşmada davacı şirket elemanı Gülümser Kaynarca'nın davalı şirketin burayı kullandığını gördüm şeklindeki beyanına itibar edilmiş ise de, tespit mahallinde beyanı alınan davalı şirket muhasebecisi Ahmet Uslu duruşmaya çağrılarak ifadesi alınmamıştır.
İşgal taşınmazı isteği haksız eylemin özel bir türüdür. Nasıl ki haksız eylemlerde zararın doğduğu günden başlayarak giderilmesi zorunlu bir durum ise işgal zararı da bu nitelikte bir zarardır. Ancak, bu husus işgalin açık ve net bir şekilde ispatlanmış olmasına bağlıdır.
Somut olayda tespit bilirkişinin zapta geçtiği tanık beyanı ve duruşmada dinlenilen davacı tanığı dışında davaya konu yerin işgal edildiği kesin olarak saptanmış değildir.
Mahkemece kullanımın sabit olduğu varsayılmış ise de haksız kullanımın tereddüte yer bulunmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy